Röportaj: Paper Print Etc.

Bursa’da yolları kesişen Tuğba Güler ve Volkan Şeker, tipografi ve illüstrasyonla harmanlanan Paper Print Etc. ile poster ve defterleri konuşturuyorlar. Melodiler ve kelimelerden ilham alarak yaratılan Paper Print Etc.’yi daha yakından tanıyoruz.

Biraz kendinizden bahseder misiniz?
Tuğba Güler: Uludağ Üniversitesi’nde tasarım okudum. Hayalim hep İstanbul’a gelmekti fakat hala tam olarak gelebilmiş değilim, Bursa’dan bir türlü kopamıyorum. Markamız için sürekli İstanbul’a gelip gidiyorum. Şu an bir yerde aktif olarak çalışmıyorum, markamızla ilgili tasarımlar hazırlıyorum. Yani tamamen bu işe konsantre olmuş durumdayım. Onu daha fazla geliştirmek, daha çok insana ulaştırmak hedeflerimin arasında.
Volkan Şeker: Çanakkale 18 Mart Üniversitesi, Güzel Sanatlar mezunuyum. Mezun olduktan bir süre sonra Bursa’da reklam ajanslarında çalışmaya başladım. Zaten normalde ikimiz de grafik tasarımcısıyız.

Röportaj: Paper Print Etc.

Paper Print Etc. nasıl başladı?
Volkan: Artık yaptığımız iş bizi tatmin etmemeye başlamıştı.
Tuğba: Kendimiz için bir şey yapmak istiyorduk. Yaptığımız işler artık monoton gelmeye başlamıştı. Aslında kendi kendini köreltiyorsun ve bir arayışa girmeye başlıyorsun. Biz de çıkışı burada bulduk.Kimsenin bize müdehale etmediği, sadece kendimizin karar verdiği… Bitti diyorsun ve bitiyor, ona artık senden başka kimse söz söyleyemiyor.
Volkan: İçinde bir enerji var, bir şey yapmak istiyorsun ama bazı yerlerde bir şeyler seni engelliyor. Kaçmak istiyorsun ve mecbur bir arayışa giriyorsun. Bir gün canım sıkıldı ve çalıştığım reklam ajansından istifa ettim. Ardından kendimi İstanbul’da buldum. Sonra burada tekrar reklam ajanslarında devam ettim. Hala da aslında ajansta çalışıyorum.
Bir gün aklımıza kendi işimizi kurmak geldi. Tuğba’nın freelance tasarımları vardı zaten. Reklamcılık da keyifli ama biz kendimize sınırsız tasarımlar yapabileceğimiz bir dünya yaratmak istiyoruz. Paper Print başladığımız dönemlerde aklımıza bir marka oluşturmak geldi, daha doğrusu bir proje olarak başladı Paper Print Etc. Aslında kaygımız satış yapalım, para kazanalım değildi. Tamamen özgür hissettiğimiz, keyif aldığımız tasarımları bir platformda toparlamaktı asıl mevzumuz.
Tuğba: Arşivlemek gibi. Hepsini bir yerde görebilecekleri bir platformu insanlara sunmak. Böyle üretim odaklı giderken satışlar başladı.

Ne zaman başladınız?
Volkan: Markayı 2014’ün yaz aylarında kurguladık.

Herhalde elinizde zaten önceden yaptığınız işleriniz de vardı?
Volkan:
Bir sürü desen vardı elimizde. Ama tabii ki dağınıktı bunlar ve bu durum pek hoşumuza gitmiyordu. Baktığımız zaman nerede ne yapmışız toparlayamıyorduk. Portfolyomuz vardı ama güzel bir sunumumuz yoktu. Hepsini bir marka altında toplamak güzel oldu. Tuğba sağ olsun çok destek verdi bu işe.

Bu toparlama sürecinden de bahsedebilir misin?
Tuğba:
Sözlü olarak ifade gücümüz açıkçası muazzam olmadığı için birbirimize duygularımızı tasarlayarak ifade ediyorduk. O bana yapıyordu, ben ona yapıyordum. Baktık bayağı ciddi anlamda poster birikti elimizde. Sonra bunları biraz daha genele mi yaysak diye düşündük. İşin içine başka mottolar da kattık, onlar üzerinden de bu şekilde posterler hazırlayabiliriz dedik. Ben sevdiğim ünlülerin sözlerinden, etkilendiğim ufacık bir kelimeden yola çıkmayı çok seviyorum. Zaten harflerle oynamak çok zevkli benim için. Sanki onlara hayat veriyormuşum gibi hissediyorum. Aslında o kelime yazı olarak duruyor, belki herkesin okuyup geçtiği bir kelime ama ben onu alıp sanki ona bambaşka bir dünya veriyormuş gibi hissettiğim için inanılmaz keyif alıyorum.

Röportaj: Paper Print Etc.

İşlerinizi nasıl tanımlarsın?
Tuğba:
Aslında tam karşılığı ‘’tipografik’’. Benim yaptığım çalışmalarda hakim olan tipografi tarzı harflere ve kelime oyunlarına yönelik diyebiliriz. Ama hep minimal çizgimizi koruyoruz. Bir de siyah beyaz çalışmayı çok seviyorum. Tasarladıktan sonraki en keyifli süreç de işi kargoya hazırlamak, paketleyip göndermek. İnanılmaz bir haz veriyor.

Markanın ismi nasıl ortaya çıktı?
Volkan:
Biz ne yapıyoruz, nelerle uğraşıyoruz; kağıtlar, baskılar… Bunlar bizim dünyamızı oluşturan şeyler. Çok isim aramaya gerek kalmadı. Zihnimizde hemen bir isim oluştu: Paper Print Etc.

Tasarım süreci ve temaya karar verme aşamaları nasıl gelişiyor?
Volkan:
Bazen doğaçlama gidiyoruz. Aslında o an ne hissediyorsak sonuç öyle çıkıyor, keyfi ve özgür. Benim çıkış noktam müzik. Müzikle çok fazla ilgilendiğim için bir seri geldi aklıma: ‘Freedom’. İki seriden oluşuyor. Bir çıkış hikayesi var. Yine Pink Floyd dinlediğim bir akşamdı. Benim zihnimde sürekli şarkılar çalar, hep bir gitar tınısı inler. Bir sabah uyandım ve aklımda hala bu şarkı vardı. Kafamda görsel dönmeye başladı. Aldım kahvemi, geçtim bilgisayarın başına. Yavaş yavaş başladım çizmeye, günün sonunda ortaya bu iş çıktı ve çok keyif verdi bana. Özgür ve sınırsız salt tasarım duygusuyla çalışıyoruz ve çıkan ürün de bizi mutlu ediyor açıkçası.
Tuğba: Bilgisayar başına oturuyorum ve çok sevdiğim bir cümleyi alıyorum. Tamamen ona yoğunlaşıyorum ve günün sonunda mutlaka onunla ilgili bitmiş bir tasarım oluyor elimde. Yani tamamen kendimi ona adıyorum. O sırada benim için aslında bitmesi gereken bir iş gibi. Kendimi bu şekilde disipline ediyorum. Yoksa yayarsam bir hafta sürer tasarımın bitmesi.

Şu anda kaç parça tasarım var?
Volkan:
50 parçanın üzerinde tasarım var.

En fazla satılan posterler hangileri?
Tuğba: “Some Things Take Time” posterine çok fazla talep oldu.
Volkan: “Wish You Were Here”, “You Be Mine” posterleri de çok ilgi gördü son dönemde.

Tasarımlarınızı kimlerle tartışıyorsunuz?
Volkan:
Birbirimizden ilham alıyoruz ve birbirimize soruyoruz.
Tuğba: Tasarımı hazırladıktan sonra direkt paylaştığım insan Volkan oluyor, o da zaten genelde beğeniyor, şu ana kadar beğenmediği hiç olmadı.

Röportaj: Paper Print Etc.

Oluşturduğunuz tüm bu görsel arşivi başka nelerin üzerinde göreceğiz?
Volkan:
Marka aslında bir sürü ürün tasarlayıp satalım kafasında başlamadı. Bu konuda çok dağılmayı istemiyoruz.
Tuğba: Poster, defter, tişört ve kartpostallar var.

Siparişler müşteriye göre değişebiliyor mu?
Tuğba:
Evet müşterinin talebine göre değişiklik yapabiliyoruz. Farklı renk kombinasyonları ve ölçüler hazırlayabiliyoruz. Ama genelde standart olan A3 ebatını tercih ediyorlar.

Gelecek planlarınızı öğrenebilir miyiz?
Volkan:
Küçük bir dükkan açmak istiyoruz. Markanın son durağı o olacak diye kurguladık aslında. Şu an zaten markamız var ve satış yapıyoruz ama dükkanlaşmak istiyoruz. Bu dükkanı da farklı bir tarzda yapmak istiyoruz aslında. Tasarım konsepti içeren bir dükkan olmasını planlıyoruz. Tabii içerisinde oturup kahve içilen bir bölümü de olursa tadından yenmez. Dükkanı bu sene ya da en geç İki sene sonra açmak istiyoruz. Ama hayatın şartları ne getirir, ne olur bilmiyoruz. Olursa çok güzel olur. Her şeyi beraber yapmak istiyoruz, aslında hedef o.

Tasarımlarınıza nerelerden ulaşabiliriz?
Paper Print Etc.’ye Etsy.comShopthedesign.comHipicon.com ve Zet.com‘dan ulaşabilirsiniz.

İlham aldığınız kaynaklarınızı öğrenebilir miyiz?
Tuğba: Gabriel Garcia Marquez/ Yüzyıllık Yalnızlık‘a başucu kitabım diyebilirim. Müzikte Archive, filmde de Mr. Nobody‘yi önerebilirim.
Volkan: Önce de söylediğim gibi en büyük ilham kaynağım müzik. İsim vermem gerekirse; Joe Satriani ve Pink Floyd diyebilirim. Sıkılmadan izlediğim film de Fight Club. Ortak beslendiğimiz siteleri de behance.netdesignspiration.netbetype.co olarak sıralayabiliriz.

Son olarak bizim için bir poster tasarlamanızı istesek?

Röportaj: Paper Print Etc.

Paper Print Etc. takip için:
Instagram
www.paperprintetc.com
info@paperprintetc.com

Video ve Fotoğraf: Koray Özyörük
Kurgu: Onur Özcan