Röportaj: Burcu Sülek

Çağdaş takı tasarımcısı Burcu Sülek, imzası haline gelen farklı formları ve daha önce kimsenin kullanmadığı sünger malzemesi ile sıradanlıktan bunalıp orijinalliğe aç kaldığımız bu zamanlarda keşfetmekten mutluluk duyduğumuz isimlerden.Takılabilir heykeller tasarlayan Sülek ile yolumuz güneşli bir günde atölyesinde kesişiyor. Aynı zamanda evi olan bu alanda bizi bütün samimiyetiyle karşılayan tasarımcı, takılarının hikayesini anlatmaya başlıyor.

Hikayenden bahseder misin?
İTÜ, İşletme Mühendisliği’nden mezun olduktan sonra 13 yıl tüketici elektroniği sektöründe pazarlama müdürü olarak çalıştım. 2009’da tüm kariyerimi geride bırakıp seramik yapmaya başladım. 3 yıl kadar seramikle uğraştıktan sonra 2012’de Galata’daki Maden Çağdaş Takı Tasarımı kursuna başladım. Oraya başlama amacım metal kaynak yapmayı öğrenip seramikle birleştirmekti. Fakat çağdaş takı tasarımı beni çok çekti ve o yönde devam etmeye karar verdim. Kısa sürede her şey çok güzel ilerledi. 2012’de başlamış olmama rağmen 2013’te yurtdışındaki sergilere katılmaya başladım. Türkiye’de ve Avrupa’da grup sergilerimiz oldu. Şimdi yine Fransa’daki bir galeri işlerimi seçti. Takılarım bir yıl boyunca orada sergilenecek. Geçen yıl da aynı yerde sergilenmişti.

Sergilerde satış da yapılıyor mu?
Çağdaş takı tasarımı sanatın bir parçası ve takılabilir heykeller olarak tanımlanıyor. Türkiye’de daha o görüşte pek değiliz ama yurtdışındaki algı durumu öyle. O yüzden daha çok sergi alanlarında ve galerilerde teşhir ediliyor. Ama tabii ki siparişlere ve satışa her zaman açıklar.

Yaptığın tasarımlarda çok farklı formlar var, nelerden ilham alıyorsun?
İlham kaynağım genel olarak doğa. Deniz beni çocukluğumdan beri yönlendiren ve rahatlatan bir unsur olmuştur. Takılarımda kullandığım sünger formları da deniz kenarındaki minik çakıl taşlarına benzetirim. Mesela küçüklüğümdeki papatya tacından esinlenerek tasarladığım bir taç var. Esinlediğimi tasarladıktan sonra farkettim. İnsan kendisini bilinçaltında nelerin etkilediğini bilemiyor. Genelde mutlu hissettiğim anılardan besleniyorum ve hepsinin temelinde doğa var.

Yani tasarımlarına aklında bir düşünceyle başlamıyorsun, koleksiyonun hikayesi bir şeyler oluşmaya başlayınca mı oturuyor?
İki türlü de oluyor. “Emptiness” koleksiyonuna başladığım zaman okuldaydım. Daha elinde hiçbir şey yokken o hiçlik konseptinin etrafında “Bu bana neyi ifade ediyor, neleri çağrıştırıyor, malzemeleri ne olabilir?” diye düşünürken koleksiyon ortaya çıkmaya başladı. Mesela üçgen formlar üzerinde çalıştığım bir koleksiyon var. Süngerlerin arta kalan parçalarından yaptığım için ona “Reborn (Yeniden Doğuş)” adını verdim. “Blooming Happiness” koleksiyonuna da  yolda bulduğum bir dal başlamamı sağladı.

Röportaj: Burcu Sülek

Tasarımlarını nasıl tanımlarsın?
Tek kelimeyle ifade etmem gerekirse: Özgür. Bunun nedeni ise istediğim malzemeyi kullanıyor olmam. Çağdaş takı tasarımı yapmamın sebebi de bu. Geleneksel takı tasarımından farklı olarak, istediğin şekilde ve boyutta, takılabilir olması bile gerekmeyen ürünler yaratıyorsun. O yüzden çok özgür ve özgün aynı zamanda. Tamamını kendi ellerimle yaptığım için bütün enerjim takılara geçiyor, o yüzden de çok seviyorum hepsini. Tüm bu sebeplerden dolayı arkadaşlarımın alması ayrıca hoşuma gidiyor, görmeye devam ediyorum çünkü.

Çalışma rutinin nasıl?
Çok severek yaptığım bir iş olduğu için sancılı süreçler yaşamıyorum. Yeni parçalar oluşturma konusunda bazen daha sıkışmış hissediyorum ama o hiçbir zaman önceki işlerimdeki gibi yoğun stresler yaşatmıyor. Bu mutlu olup kendini daha fazla sıkıştırma gibi. Mutlu ve motive zamanlarımda daha fazla şey üretiyorum. Atölyemin evde olmasının avantajı büyük tabii. Gece 11-12’ye kadar çalışabiliyor ya da işe sabah 6’da başlayabiliyorum.

Tasarımlarında en çok hangi materyalleri kullanıyorsun ve nerelerden temin ediyorsun?
Metal olarak; çelik, gümüş ve altın kullanıyorum. İlave olarak kullandığım malzeme ise sünger. Sünger çok eşsiz bir malzeme olarak çıktı karşıma. Geçtiğimiz ekim ayında New York Mad Museum’da 50 sanatçının katıldığı bir sergiye davet edildim, sırf sünger kullandığım için. Bu organizasyonu 14 yıldır yapıyorlar ve şimdiye kadar kimse sünger kullanmamış. Dünyada bu kadar çağdaş takı tasarımı yapan sanatçı varken kimsenin daha önce sünger kullanmamasına çok şaşırdım. O yüzden sünger bana özgün bir malzeme oldu. Bu nedenle ileriki koleksiyonlarımda da başka formlar ve malzemelerle birleştirip kullanmaya devam edeceğim. Ayrıca süngerin hafifliği ve kolay renklendirilebilmesi bana geniş bir oynama alanı sağlıyor. Kullandığım süngerleri bir yerden almıyorum, kutu ve paketlerin içinden çıkan süngerleri geri dönüştürerek kullanıyorum.

Farklı tarzlara yönelmeyi düşünüyor musun yoksa bu formaların senin imzan olarak mı kalacak?
Bu durumu zaman gösterecek. Moda tasarımcıları gibi yılda 4 koleksiyon hazırlamıyoruz. Koleksiyonlar kendi içinde gelişerek ilerliyorlar. Mesela yaptıkça aklıma gelen şeyleri sıraya sokuyorum. Formlar değişerek daha farklı biçimlere kayıyor. Bu yüzden tasarımlarım bir süre sonra bambaşka bir  boyut kazanabilir. Ama talep oldukça da şu anki formlarda üretmeye ve sergilemeye devam edeceğim.

Röportaj: Burcu Sülek

Tasarlamayı en çok sevdiğin aksesuar hangisi?
Küpe ve bileklik diyebilirim. Aslında hep kendim takacağım şeyleri yapıyorum.

Tasarımlarına nereden ulaşabiliriz? Kişiye özel tasarımlar da yapıyor musun?
İKSV Tasarım Mağazası, İstanbul Modern, Lunapark, Aphorm Design, Mutlu Mikrop gibi mağazalardan ya da collektif.com ve hipicon.com’dan ulaşabilirler. Kişiye özel tasarımlar için de sitem üzerinden iletişime geçebilirler.

Çalışırken kimleri dinlersin?
Playlist’lerim sık değişir. Bu aralar The XX ve Parov Stelar dinliyorum.

Yakın zamanda etkilendiğin kitap, sergi gibi önerilerin neler?
New York MoMA’da Henri Matisse’in “The Cut-Outs” sergisine gittim. Daha önce takip etmiyordum Matisse’i ama kullandığı cesur renkler ve mekana yayınlan tasarımları beni çok etkiledi.

Farklı tasarım alanlarına yönelmeyi düşünüyor musun?
Seramik yaparken başka bir şey yapmam gibi geliyordu ama sonra takıya geçtim. Herhalde bu sorunun cevabını henüz veremem. Çünkü tasarımlarımı daha büyük çalışabileceğim bir duvar objesi olarak da düşünüyorum bazen. Aklımdan geçiyor bu tarz şeyler. O yüzden hayatın ne getireceği belli olmuyor.

Gelecek plan ve projelerini öğrenebilir miyiz?
Türkiye’de karma sergiler olması planlanıyor. Onun dışında Fransa’daki bir galeride işlerim sergilenmeye devam edecek. İstanbul Modern’de de ayın sanatçısı olarak önümüzdeki aylarda yer alacağım.

Burcu Sülek’i takip için:
Instagram: burcusulekjewelry
www.burcusulek.com

Video ve Fotoğraf: Özlem Şen