Röportaj: 8th Act

Betül Demirkol ve Ecem Dursun’un sokaktan ilham alan markaları 8th Act, bize atmosfer dışından sesleniyor. Kendi markalarını yaratmak için mucize beklemeyen bu iki genç tasarımcıyı yaseminli yeşil çayımızı yudumlarken, büyük bir çoşkuyla dinledik. Dikkatimizi renk ve desenlerin ahenkli birlikteliğinden alıp başka bir yere yöneltmemiz pek de mümkün olmadı. Çekim görüntülerinden hazırladığımız leziz video ve muhabbetimize buyrun sizi de ortak edelim…

Hikayenizi başa saralım. Kendinizden ve 8th Act’i nasıl hayata geçirdiğinizden bahseder misiniz?
Ecem Dursun:
Biz Betül ile sınıf arkadaşıydık. Marmara Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Tekstil Sanatları bölümünde birlikteydik. 2. Sınıfta da yakın arkadaş olduk.
Betül Demirkol: Mezun olduktan sonra Ecem de, ben de hemen çalışmaya başladık. İş hayatını gördükten sonra ilk yaz tatilinde artık bu böyle gitmeyecek dedik. Aslında sürekli düşünüp üzerine konuştuğumuz, ‘Kendi işimizi nasıl yapabiliriz?’ sorusu ile başladı her şey. Tatile çıktığımız bir sırada neden yapmayı sevdiğimiz ve eğitimini aldığımız desen tasarımını mesleğe dönüştürmeyelim dedik. Ve sonrasında 8th Act’in temellerini attık.

Ne üzerine çalışıyordunuz?
Ecem:
Ben baskı sektöründe çalışıyordum. Desen tasarımı yaptım bir yıl.
Betül: Ben de styling yapıyordum ama yaptığımız işler bizi bir noktada tatmin etmemeye başladı. Belli bir kapasitede mezun olduk ama çalıştığımız işler o kapasitenin çok altında kalıyordu. Sınırın daha yüksek ama daha düşük işler yapıyorsun. Ben daha iyisini yapabilirim demeye başlıyorsun. Aslında tamamen bu ihtiyaçtan çıktı.
Ecem: Desen tasarımı yaparken de aynı şekilde ticari kaygın çok fazla oluyor ve bu sebepten ötürü özgün çalışamıyorsun. Senelerdir resim yapıyoruz ama hep birilerinin isteği üzerine. Bu durum da bize göre değildi.

Röportaj: 8th Act

Peki markanızı ne zaman hayata geçirdiniz?
Betül:
2014’ün Eylül ayında kurduk. Yani daha bir yıl bile olmadı.

8th Act’in desenler üzerinde yoğunlaşması nasıl oldu?
Ecem:
İkimiz de tekstil sanatları bölümünde baskı alanında uzmanlık yaptık. Yani hep bir desen tasarlama modundaydık.
Betül: Kumaşa biçim verme alanında ikimiz de fazla hevesli değiliz. Kumaşı renklendirme kısmına daha fazla heyecan duyuyoruz. Yarattığımız rengarenk grafik desenlerin daha düz formların üzerinde olması da bize daha doğru geliyor. Bu yüzden de tercihimiz tayt ve sweatshirtler’den yana oldu.
Ecem: Amacımız formlarda değil de desenlerde farklılık yaratmaktı. Koleksiyon çıktığında insanların aklında sadece desenler kalsın istiyorduk.

Neden 8th Act?
Ecem:
8th Act’in kuruluşu sekiz temel aşamadan geçti. Desen tasarımı, formların belirlenmesi, kumaş seçimi, desenlerin basılması gibi… Sekizinci yani son aşama ise bizim tam anlamıyla müşteriyle bir araya gelmemizdi.
Betül: Act kelimesi, “Action Painting”den geliyor. Çoğu desende kullandığımız bir teknik o da. Zaten kuruluş aşamasında isteğimiz marka isminin hareketi çağrıştırmasıydı. Markanın sloganı da zaten “Action in Colors”. Hepsinin toplamından sekiz aşamayı ve ‘action’ın act’ini alınca karşımıza “Sekizinci Hareket / 8th Act” çıktı.

Röportaj: 8th Act

Desen ve koleksiyon oluşturma sürecinden bahseder misiniz?
Betül: Önce kuvvetli bir araştırma yapıyoruz; trendler, sezon renkleri neler, dünyada neler oluyor, vs. Sonra oturup düşünüyoruz biz neler yapabiliz diye. İMA’nın güzel bir kütüphanesi var, oradan çok besleniyoruz. Hatta gelecek kış sezonu için şimdiden çalışmalara başladık bile. Sonrasında Ecem’le saatlerce oturup kafamızda oluşan tüm malzemeyi döküyoruz ortaya. Bazen boyaları önümüze alıp rastgele sıçratıyoruz, bazen ise sokakta gördüğümüz bir grafik hoşumuza gidiyor ondan ilham alıyoruz.
Ecem: Önce daha çok elle müdahale ediyoruz. Boyalarla oynayarak farklı kadrajlar yaratıyoruz. Sonra o görselleri bilgisayar ortamına atıp desen haline getiriyoruz. Yani birçok farklı yerden besleniyoruz. Çektiğimiz fotoğrafların renkleriyle oynayarak desen haline getirdiğimiz de oluyor. İllüstrasyonlardan çıkan desenler de var. Bu şekilde ortaya çıkıyor genelde desenlerimiz.

İş bölümü yapıyor musunuz?
Betül: Her şeyi beraber yapıyoruz ve her yere beraber gidiyoruz. Tabii ki Ecem’in daha iyi olduğu ya da benim daha iyi olduğum konular var. Ama ortak fikirler üzerinden üretiyoruz her şeyi. Birbirimize danışmadan ilerlemiyoruz hiçbir konuda. Böyle bir çalışma biçimimiz var.

Katalog görselleriniz çok güçlü, biraz çekimlerinizden bahseder misiniz?
Betül:
Çekimlerde önceliğimiz 8th Act’in tavrını en iyi şekilde yansıtmak. İlk kataloğumuzda sokağın asi tavrını iddialı stilleri bir araya toplayarak başarılı bir şekilde yansıttık. Yaz kataloğumuzda da bu çoşkuyu biraz daha yoğun hissedebilmek adına birkaç karede oldukça enerjik pozlara yer verdik. Fonda da hareketliliği bir doz daha arttırmak istedik.
Ecem: Yaz koleksiyonumuzun çekiminde fonlardan beslendik. Bir önceki çekimden en büyük farkı bu oldu. Fondaki bu hareket dışında geometrik formlarda objeler kullandık. Bu çekimde mekanı besledik.

Röportaj: 8th Act

İlk koleksiyon çekiminde daha kalabalık bir ekip vardı değil mi?
Betül:
Markayı kurarken arkadaşalarımızdan çok fazla destek aldık. Özellikle ilk çekimde hem fotoğraf hem de styling açısından bize çok yardımları dokundu. Markanın ruhunu iyi yansıtmak için ilk sunum çok önemliydi. Sıradan olsun istemedik, zaten hitap ettiğimiz insanlar hep yeni ve farklı bir şey görmek istiyorlar. İlk çekimde 8th Act’in ruhunu bu kadar iyi yansıtınca fikirlerimiz de oturdu. İkinci çekimde de paralel bir şekilde ilerledik.

Yeni yaz koleksiyonunuza yoğunlaşalım, bizleri neler bekliyor?
Ecem: Yaz koleksiyonunda altı farklı desen var. Bir de koleksiyonda metalik bir parçaya tadımlık sunum olarak yer verdik. Desen sayısını ilk koleksiyondan aldığımız geri dönüşlere göre düşürdük.
Betül: Yine basic formlardaki ürünleri hareketli desenler ile bir araya getirdik. Kış koleksiyonunda rağbet gören desenlere ek olarak N-COBWEB desenini ekledik. Üst grupta unisex ürünler hakimiyetini korurken, alt grupta taytların yerini mini fileli spor şortları aldı.

İlham kaynaklarınız neler ve nerelerden besleniyorsunuz?
Betül: Sokaktan çok ilham alıyoruz. Güncel desen kitaplarından ve eski desenlerden de. Geçmişten aldığımız tüm referansları modernize ettiğimizde inanılmaz işler ortaya çıkabiliyor. Sokak modası da bize çok ilham veriyor. Aslında sokakta olan her şey bizim etki alanımıza giriyor.
Ecem: Ama kaynağın en başına dönecek olursak çıkış noktamız Jackson Pollock ve Franz Kline gibi efsanevi ressamların kullandığı ‘Action Painting’, yani jestle soyutlama tekniği. Bu teknik ilham kaynağımızı oluşturan ana öğe diyebiliriz. Fakat o kadar geniş bir skaladan besleniyoruz ki zaten İstanbul’da yaşamamız başlı başına bir ilham kaynağı. Sokak sanatçıları, ara sokaklar, duvar resimleri, kolajlar, renkler, dergiler, sanat galerileri…

Röportaj: 8th Act

Peki tasarımlarınız bir meyve olsa ne olurdu?
Betül: Benim aklıma ilk ananas geldi. Tadını da tipini de çok severim.
Ecem: Benim içimden de karpuz geçti. Karpuz olabiliriz:) Pop desenimizde de küçük bir karpuz detayı var.

8th Act’e nerelerden ulaşabiliriz?
Ecem:
 8thact.com, Selfestate, Ak Merkez Pop up store, Shopthedesign.com ve Hipicon.com‘dan ulaşabilirsiniz.

Son olarak gelecek planlarınızdan ve hayallerinizden bahseder misiniz?
Ecem: Yakın gelecek planlarımız arasında yurtdışında da 8th Act’in bilinilirliğini sağlamak var. Uzun vadeli hayalimizi sorarsanız; insanların desenle alakalı aradıkları her şeyi 8th Act’ten bulabilecekleri konsept bir desen markası olarak büyümek. Bir sonraki koleksiyonumuzda yan ürünlere girerek bu hayale küçük bir adım atmak istiyoruz.
Betül: Yine basic formlardan çıkmadan ürün kategorisini genişletmeyi düşünüyoruz. Erkekte alt grup çalışmadık hiç kış için onu da dahil etmek istiyoruz. Unisex algısının iyice oturmasını istiyoruz. Ayrıca ek ürünler aksesuarlarda da çok gözümüz var.
Ecem: Bir de eklemeden geçmeyelim festival sezonunu 10 Mayıs’ta Küçükçiftlik Park’ta ParkFest ile açıyoruz. Yaz boyunca da çeşitli festivallerde yer alacağız.

8th Act’i takip için:
Instagram
Facebook
Twitter
www.8thact.com
info@8thact.com

Fotoğraf: Belen Alkan
Video: Sena Şerifoğlu
Kurgu: Onur Özcan