Peter Sellers’ın En İyi 10 Filmi

The Ladykillers, I’m All Right Jack ve The Mouse That Roared gibi İngiliz komedi filmleriyle adını duyuran Yahudi asıllı İngiliz aktör Peter Sellers, 91 yıl önce bugün dünyaya geldi. Pembe Panter film serisindeki Müfettiş Clouseau, Dr. Strangelove‘da oynadığı üç ayrı rolü, 1962 yapımı Lolita‘da gizemli karakteri Clare Quilty ve Being There filmindeki çocuk saflığına sahip olan Bahçıvan Chance gibi efsane rolleriyle başucu filmlerimizin kahramanı Sellers’ın en sevdiğimiz on filmini sıraladık.

10. 22 Numarada Cinayet / Murder By Death (1976)

Agatha Christie romanlarında rastlanan “katil kim çıkacak” gibi polisiye klasiklerle dalga geçen filmde; Peter Sellers, Peter Falk, Alec Guinness, David Niven, Maggie Smith, James Cromwell, James Coco, Eileen Brennan, Elsa Lanchester ve Nancy Walker’ın yanı sıra edebiyat dünyasının tanınmış ismi yazar Truman Capote’ta rol alıyor. Filmde Peter Sellers’ın canlandırdığı Dedektif Sidney Wang, Çin asıllı Amerikalı dedektif Charlie Chan karakterinin bir karikatürize edilmiş halidir. Davete evlatlık Japon oğlu Willie Wang (Richard Narita) ile birlikte gelir.

Filmin kısaca konusu şöyle; milyoner Lionel Twain (Truman Capote) düyanın en iyi beş dedektifini bir akşam yemeği için şehir dışındaki kasvetli malikanesine davet eder. Konukları arasında Catalina’dan Sidney Wang (Peter Sellers), Belçika’dan Milo Perrier (James Coco), San Francisco’dan Sam Diamond (Peter Falk), New York’tan karı koca dedektifler Dick ve Dora Charleston (David Niven ve Maggie Smith) ve İngiltere’den Jessica Marbles (Elsa Lanchester) vardır. Eve ayak bastıkları ilk dakikalardan itibaren dedektifler ve yanlarındaki yardımcılarının başlarına tuhaf kazalar gelmeye başlar. Nihayet yemekte ev sahibiyle tanışırlar. Ev sahibi Lionel Twain hemen konuya girer ve onları henüz gerçekleşmemiş bir cinayeti çözmek üzere bir araya getirmiş olduğunu, amacının ise suç biliminde hepsinden daha iyi olduğunu kanıtlamak olduğunu söyler.

 

9. Karanlıkta Bir Çığlık / A Shot in the Dark (1964)

Pembe Panter film serilerinin ikincisi Karanlıkta Bir Çığlık / A Shot in the Dark’ta bir önceki filmde topladığı beğeniden dolayı Dedektif Jacques Clouseau hikayenin ana karakteri haline dönüştürülür. Sellers’ın oyunculuğu ve karakteri filmden daha fazla öne çıkınca devam filmlerinde senaryo Clouseau karakterine odaklandı. Blake Edwards ve gelecekte Şeytan filminin yapımcısı olacak William Peter Blatty senaryo üzerinde çalışmaya başlar ve hikayenin Clouseau karakteri için iyi bir araç olacağına karar verdiler.

İkinci Pembe Panter filmi, Karanlıkta Bir Çığlık ilk filmden yalnızca 3 ay sonra gösterime girdi. Bu filmde Edwards’ın DVD Box setteki röportajda söylediğine göre, Sellers film çekilirken ortadan bir haftalığına kaybolmuş. Bu durum Edwards’ı çok kızdırmış. Lakin Sellers döndüğünde, ona komik bir Fransız aksanı olan otel yöneticisinden bahsetmiş. Böylece Sellers’ın İngilizce canlandırdığı karaktere bu Fransız aksanı yerleştirildi.

 

8. The Mouse that Roared / Kükreyen Fare (1959)

Başrollerinde Peter Sellers ve Jean Seberg’in yer aldığı filmde; Sellers üç farklı karakteri canlandırıyor. Filmde, Düşes (Peter Sellers) ve büyük Fenwick dükalığının Başbakanı (Peter Sellers), ülkelerinin Amerika ile girdiği savaştan beş parasız olarak çıkacağını anlarlar ve bundan kurtulmak için muhteşem bir plan yaparlar. Amaçları gelen savaş sonrası yardımların kaybolmasını sağlamak ve kendilerine aktarmaktır. Tek hataları saldırıyı komutanlarına (yine Sellers) bildirmemek olur.

 

7. Tatlı Budala / The Party (1968)

The Party, Blake Edwards ve Peter Sellers ikilisinin Pembe Panter dışında birlikte yaptıkları tek film olma özelliği taşıyor. Edwards bu burlesk filmi ile sessiz sinema döneminin komedi filmlerini 1960’ların sinemasına uyarlayarak tekrar canlandırmıştır. Sadece 56 sayfa olan film senaryosu pek önemsenmeyerek büyük bir bölümü doğaçlama olarak çekilmiştir.

 

6. Lolita (1962)

Senaryosunu Vladimir Nabokov’un aynı adlı romanından uyarlayıp yazdığı filmin yönetmen koltuğunda Stanley Kubrick yer alıyor. Filmin çevrildiği tarihte sansürün sinema üzerindeki etkisi çok güçlüydü ve romandaki temaların birçoğu son derece yumuşatılarak ekrana yansıtıldı. Filmin konusu şöyle; İngiliz profesör Humbert Humbert (James Mason) ders vermek üzere geldiği küçük bir Amerikan şehrine yerleşir. Kendisi de yeni boşanmış olan profesör, pansiyoner olarak kaldığı evin dul ev sahibesi Charlotte Haze (Shelley Winters) ile bir ilişkiye sürüklenir. Bu arada ilk görüşte umutsuzca aşık olduğu, kadının 14 yaşındaki kızı Dolores ‘Lolita’ Haze (Sue Lyon)’e daha yakın olabilmek için kadınla bir evlilik yapar. Ancak birdenbire ortaya çıkan sinsi ve düzenbaz Clare Quilty (Peter Sellers) bu ilişkiyi çok dramatik bir şekilde etkileyecektir.

 

5. I’m All Right Jack (1959)

John Boulting’in yönettiği film, 1960 Bafta ödüllerinden Peter Sellers’a “En İyi İngiliz Aktör” ödülünü getirirken “En İyi Senaryo” ödülünün de sahibi olmuştur. Filmdeki performansıyla birçok övgü alan Sellers, Charles Chaplin’den sonra İngiltere’nin en komik adamı ilan edildi.

Peter Sellers'ın En İyi 10 Filmi

 

4. Evlenmekten korkuyorum / What’s New Pussycat (1965) 

Döneminin en iyi komedilerinden biri olan What’s New Pussycat’in senaryosu Woody Allen imzası taşıyor. Allen’ın sinema dünyasına hızlı bir giriş yaptığı filmde Peter O’Toole ve Peter Sellers başrolleri üstleniyor.

 

3. Kadin Katilleri / The Ladykillers (1955)

Alexander Mackendrick’in yönetmenliğini üstlendiği kara komedi türündeki filmin oyuncu kadrosunda Katie Johnson, Alec Guinness, Cecil Parker, Herbert Lom ve Peter Sellers gibi isimler yer alıyor. Filmin konusu ise şöyle; Louisa Alexandra Wilberforce, Londra’daki evinde tek başına yaşayan sevimli ve ilginç bir kadındır. Zamanının çoğunu kendince şüpheli gördüğü olayları yakındaki polis karakoluna bildirerek geçiren Wilberforce, odalarından birini kiralığa çıkarır ve Marcus isimli profesörle böyle tanışmış olur. Yeni kiracısı Marcus, başlarda sıradan bir kiracı gibi görünse de gizli çetesiyle birlikte, eve yakın bir bölgede büyük bir soygun yapmanın peşindedir. 1955 yapımı film 2004 yılında Oscar ödüllü Coen kardeşler tarafından tekrar sinemaya uyarlandı.

 

2. Merhaba Dünya / Being There (1979)

Filmin senaryosunu Polonya asıllı ABD’li yazar Jerzy Kosinski’nin 1971 yılında yayınladığı aynı adlı kendi romanından uyarladı. 1971’deki BBC röportajında Sellers, kendini komik adam sıfatından ayıracak bir fırsat olarak düşündüğünden Chance rolünü oynamayı her şeyden çok istediğini söyledi. Sellers’a bu rolü 1960’dan beri en iyi eleştirilerini, ikinci bir Oscar Ödülü adaylığını ve bir Altın Küre’yi kazandırdı.

Bütün hayatı boyunca bahçesinde çalıştığı malikânenin dışına çıkmamış kendi halinde, saf bir bahçıvan olan Chance (Peter Sellers), işvereni ölünce kendini sokakta bulur. Dış dünya hakkında bildiği her şey sadece televizyonda seyrettikleri ile sınırlı olan bu saf bahçıvanın ara sıra sarfettiği sözler bilgelik zannedilince bunlardan derin anlamlar çıkaran etkili bir politikacının himayesine girer, Washington sosyetesinde basamakları hızla tırmanırken ABD başkan adaylığı teklifi bile alır.

 

1.Dr. Garipaşk / Dr. Strangelove or: How I Learned to Stop Worrying and Love the Bomb (1964)

Kubrick ile olan ilişkisinin kariyerinin en önemli ödüllerinden biri olduğunu düşünen Sellers’a Lolita’dan 2 yıl sonra Kubrick, Dr. Garipaşk için başrol önerdi. Sellers filmde birbiriyle tamamen zıt 3 farklı karakter olarak; A.B.D Başkanı Merkin Muffley, nükleer bilimadamı Dr. Garipaşk ve Kraliyet Hava Kuvvetleri’nin hava kuvvetleri albayı Mandrake Sellers olarak karşımıza çıkıyor. Bir atom savaşının getireceği kıyamet günü korkusunu Kubrick’in keskin ve acımasız bir mizahıyla izliyoruz.